Merhaba,
Çok güzel bir hafta sonu diliyorum öncelikle.
Bu aralar yeni bir kozmetik alışverişi yapmamak konusunda kararlı olmam sebebi ile elimde olan, severek kullandığım bir ruj ve dudak kaleminden bahsetmek istiyorum.
Mac rujlarım en sevdiğim dudak ürünlerim arasında yer alıyor, özellikle de matte ve satin serilerini tercih ediyorum.
Mac Twig satin bitişli bir ruj, sürümü kolay ve mat rujlar gibi kurutma yapmıyor. Twig Mac'in kendi sitesinde hafif kahverengimsi pembe olarak tanımlanmış ve ben de bu tanıma sonuna kadar katılıyorum. Çok hafif, sade ve bir çok makyajla kombinleyebileceğiniz çok güzel bir ruj. Başlıkta da belirtmiş olduğum gibi ben bu ürünü Flormar'ın 202 nolu dudak kalemi ile kullanıyorum, renkleri oldukça yakın ve bu sayede bütünlük sağlayabiliyorum. Ayrıca dudak kalemini Mac'ten alıp yüklü bir ödeme yapmamak için dudak kalemlerimi Flormar ve Emily gibi markalardan temin ediyorum.
Yukarıdaki görselde de görüldüğü gibi Flormar 202 ve Mac Twig gayet yakın tonlarda. Flormar 202 biraz dayanıksız ancak fiyatına göre performansı gayet uygun.
Mac Twig çok fazla ün yapmamış ve hakettiği değeri bulamamış çok güzel bir ruj, en sevdiğim rujlar arasında ilk beşe girer.
Mac rujların kokusu malum, seveni de var sevmeyini de; ben çok seven gruptayım.
Dudak çizgilerine dolabiliyor, dudak yapınız ve yaptığınız bakıma göre değişir. Bendeki duruşu şu şekilde:
İnce olan ve hatta hiç olmayan :) üst dudaklarım sebebi ile dudak kalemini biraz dışarından sürmek durumunda kaldım, böylece kalemin rengini de daha net görebilirsiniz.
Mac rujlar şuanda Türkiye'de 55 lira, Flormar kalemi hatırlamasan da 5 lira civarı olduğunu tahmin ediyorum.
Evdeki ruj nüfusunun yüksekliği sebebi ile kolay kolay bitirebileceğimi düşünmüyorum ama biterse koşa koşa alırım tabi ki :)
Mac Twig ve Flormar 202'yi nasıl buldunuz?
Sevgilerimle,
Pınar
28 Mart 2015 Cumartesi
26 Mart 2015 Perşembe
REVLON COLORSTAY PRESSED POWDER - MEDIUM / PUDRA
Merhaba,
Bildiğiniz üzere bu ay itibari ile Revlon markası Watsonslarda satışa sunuldu. Markayı tanımıyorum ancak daha önceleri yerli ve yabancı bloglarda okuduğum olumlu yorumlar sebebi ile denemek istedim ve ihtiyacım olan bazı ürünleri aldım.
Bunlardan ilki ciltteki parlamayı 16 saat önlemeyi hedefleyen Revlon Colorstay Pudra.
Ürünün ambalajında da bu vaat ve içeriği yazıyor.
Öncelikle 16 saat kalıcı olabileceğini düşünmüyorum, bu süreyi Estee Lauder Double Wear ile bile henüz göremedim ama en azından ince bir fondoten veya BB krem üzerinde 5-6 saat tazelemeden idare ettiğini söyleyebilirim ki bu süre benim için normalin üzerinde bir performans demek oluyor.
Bendeki Medium rengi, cildime uydu. Bir ton açığı (light) ve bir ton koyusu (medium deep) da mevcut.
Pudra benim için son dokunuş ve sabitleme demek olduğu için kapatıcılığı lokal kapatıcı ve fondoten ile sağlamayı tercih ediyorum, o sebeple yoğun kapatıcı pudralar kullanmıyorum. Colorstay de tam istediğim gibi kapatıcılığı zayıf bir ürün.
Yukarıdaki fotoğrafta 3 saatin sonunda cildimdeki duruşunu görebilirsiniz, çok fazla dağılmadı. Havanın sıcak oluşu ve gün içerisinde sürekli hareket halinde olmamdan ötürü biraz burun kısmında dağılma yaptı ancak yine de benim cildimde dayanıklılık konusunda ortalamanın üzerinde diyebilirim.
Ürünü 45.99 liraya satın aldım ve en olumsuz yönü fiyatı oldu. Bu fiyatın yarısından da ucuza Rimmel London Stay Matte veya The Balm Sexy Mama almayı tercih ederim ve zaten her indirimde stokladığım ürünler.
Fiyatının nerdeyse high end pudralar kadar olması sebebi ile bitince tekrar alacağımı zannetmiyorum çünkü her ne kadar memnun kalsam da çok daha uygun fiyata daha yüksek performanslı pudralar bulabilirim.
Aldığım diğer ürünleri de en kısa sürede paylaşmayı düşünüyorum.
Sevgiler,
Pınar
Bildiğiniz üzere bu ay itibari ile Revlon markası Watsonslarda satışa sunuldu. Markayı tanımıyorum ancak daha önceleri yerli ve yabancı bloglarda okuduğum olumlu yorumlar sebebi ile denemek istedim ve ihtiyacım olan bazı ürünleri aldım.
Bunlardan ilki ciltteki parlamayı 16 saat önlemeyi hedefleyen Revlon Colorstay Pudra.
Ürünün ambalajında da bu vaat ve içeriği yazıyor.
Öncelikle 16 saat kalıcı olabileceğini düşünmüyorum, bu süreyi Estee Lauder Double Wear ile bile henüz göremedim ama en azından ince bir fondoten veya BB krem üzerinde 5-6 saat tazelemeden idare ettiğini söyleyebilirim ki bu süre benim için normalin üzerinde bir performans demek oluyor.
Bendeki Medium rengi, cildime uydu. Bir ton açığı (light) ve bir ton koyusu (medium deep) da mevcut.
Pudra benim için son dokunuş ve sabitleme demek olduğu için kapatıcılığı lokal kapatıcı ve fondoten ile sağlamayı tercih ediyorum, o sebeple yoğun kapatıcı pudralar kullanmıyorum. Colorstay de tam istediğim gibi kapatıcılığı zayıf bir ürün.
Yukarıdaki fotoğrafta 3 saatin sonunda cildimdeki duruşunu görebilirsiniz, çok fazla dağılmadı. Havanın sıcak oluşu ve gün içerisinde sürekli hareket halinde olmamdan ötürü biraz burun kısmında dağılma yaptı ancak yine de benim cildimde dayanıklılık konusunda ortalamanın üzerinde diyebilirim.
Ürünü 45.99 liraya satın aldım ve en olumsuz yönü fiyatı oldu. Bu fiyatın yarısından da ucuza Rimmel London Stay Matte veya The Balm Sexy Mama almayı tercih ederim ve zaten her indirimde stokladığım ürünler.
Fiyatının nerdeyse high end pudralar kadar olması sebebi ile bitince tekrar alacağımı zannetmiyorum çünkü her ne kadar memnun kalsam da çok daha uygun fiyata daha yüksek performanslı pudralar bulabilirim.
Aldığım diğer ürünleri de en kısa sürede paylaşmayı düşünüyorum.
Sevgiler,
Pınar
24 Mart 2015 Salı
Clinique Quickliner For Eyes Intense Göz Kalemi - 12 Intense Sable
Merhaba,
Bir çoğumuzun büyük düşmanı gün içerisinde pandaya dönüştüren dayanıksız göz kalemleri. Ben bu sebeple genelde kalem yerine jel eyeliner tercih ediyorum. Kontak lens kullanımına bağlı olarak gözlerim çok hassas, hem sağlığım için hem de günde 9 saat iş yerine oluşum sebebi ile anti-alerjik ve kalıcı ürünler kullanmaya dikkat ediyorum.
Az sonra tanıtacağım ürün kesinlikle akma ve bulaşma derdi olmayan, hassas ve alerjik bünyelerin dostu bir göz kalemi.
Clinique tarafından piyasaya sürülen Quickliner for eyes adından da anlaşıldığı gibi bize likit eyeliner etkisini daha hızlı ve pratik olarak sunmayı vaat ediyor.
Ben bu kalemi yine her zamanki gibi bir set içerisinde satın aldım; her ne kadar içinde bazen kullanışsız ürünleri barındırsa da bu tip setlere zaafım var; sanki ucuza kapatmışım, sanki batan geminin mallarını toplamışım gibi neşe doluyorum:)
İlk olarak yapısından bahsedecek olursam; yumuşacık ve sürümü çok kolay.
Ambalajı inanılmaz uyduruk, hiç yakıştıramadım; ha kırıldı ha kırılacak diye 4 aydır kullanıyorum ama henüz sağlam :) Asansörlü oluşu benim için pratik ancak kaleminin ucunu kalemtıraşla sivriltmeyi sevenler için pek elverişli değil, kalemtıraş tarzı bir aparatı da bulunmuyor.
Markanın sitesinde de belirttiği gibi hijyenik sebeplerden ötürü açıldıktan sonra ürünü geri yerine koyamıyorsunuz; sakın ne kadar kalmış diye sonuna kadar açmayın, dönüşü olmayan bir yola girersiniz :)
Biraz zor açılıyor aslında bu kontrollü kullanım sağlıyor ancak bir çok blogda kırık zanneden ve şikayette bulunan arkadaşa rastladım.
Rengine bayılıyorum, hafif parlak koyu ve naturel bir acı kahverengi. Siyah eyeliner kullanmadığım her an kullandığım tek ürün 12 Intense Sable, rengini aşağıdaki görselde daha net anlayabilirsiniz.
Akma korkusu olmadan gözümün içine bile gönül rahatlığıyla kullanıyorum. Eyeliner etkisini tabi ki vermiyor ama doğal görünüm için bu aralar kullandığım tek göz kalemim.
Sitesinde şuanda 64 lira fiyatı var, yine setlere dahil olarak yakalarsanız daha ekonomik olabilir.
Unutmadan herhangi bir temizleyici ürünle kolayca temizlenebildiğini de eklemek isterim.
Sevgilerimle,
Pınar
Bir çoğumuzun büyük düşmanı gün içerisinde pandaya dönüştüren dayanıksız göz kalemleri. Ben bu sebeple genelde kalem yerine jel eyeliner tercih ediyorum. Kontak lens kullanımına bağlı olarak gözlerim çok hassas, hem sağlığım için hem de günde 9 saat iş yerine oluşum sebebi ile anti-alerjik ve kalıcı ürünler kullanmaya dikkat ediyorum.
Az sonra tanıtacağım ürün kesinlikle akma ve bulaşma derdi olmayan, hassas ve alerjik bünyelerin dostu bir göz kalemi.
Clinique tarafından piyasaya sürülen Quickliner for eyes adından da anlaşıldığı gibi bize likit eyeliner etkisini daha hızlı ve pratik olarak sunmayı vaat ediyor.
Ben bu kalemi yine her zamanki gibi bir set içerisinde satın aldım; her ne kadar içinde bazen kullanışsız ürünleri barındırsa da bu tip setlere zaafım var; sanki ucuza kapatmışım, sanki batan geminin mallarını toplamışım gibi neşe doluyorum:)
İlk olarak yapısından bahsedecek olursam; yumuşacık ve sürümü çok kolay.
Ambalajı inanılmaz uyduruk, hiç yakıştıramadım; ha kırıldı ha kırılacak diye 4 aydır kullanıyorum ama henüz sağlam :) Asansörlü oluşu benim için pratik ancak kaleminin ucunu kalemtıraşla sivriltmeyi sevenler için pek elverişli değil, kalemtıraş tarzı bir aparatı da bulunmuyor.
Markanın sitesinde de belirttiği gibi hijyenik sebeplerden ötürü açıldıktan sonra ürünü geri yerine koyamıyorsunuz; sakın ne kadar kalmış diye sonuna kadar açmayın, dönüşü olmayan bir yola girersiniz :)
Biraz zor açılıyor aslında bu kontrollü kullanım sağlıyor ancak bir çok blogda kırık zanneden ve şikayette bulunan arkadaşa rastladım.
Rengine bayılıyorum, hafif parlak koyu ve naturel bir acı kahverengi. Siyah eyeliner kullanmadığım her an kullandığım tek ürün 12 Intense Sable, rengini aşağıdaki görselde daha net anlayabilirsiniz.
Akma korkusu olmadan gözümün içine bile gönül rahatlığıyla kullanıyorum. Eyeliner etkisini tabi ki vermiyor ama doğal görünüm için bu aralar kullandığım tek göz kalemim.
Sitesinde şuanda 64 lira fiyatı var, yine setlere dahil olarak yakalarsanız daha ekonomik olabilir.
Unutmadan herhangi bir temizleyici ürünle kolayca temizlenebildiğini de eklemek isterim.
Sevgilerimle,
Pınar
22 Mart 2015 Pazar
ESTEE LAUDER PURE COLOR LONG LASTING LIPSTICK - 17 ROSE TEA / CREME RUJ
Merhaba,
İyi pazarlar.
Bugün yine Estee Lauder'ın 2015 yılbaşına özel olarak limitli sayıda satışa sunmuş olduğu Blockbuster Set içerisinden çıkan ve yine markanın bir çok ürünü gibi severek kullandığım Pure Color Long Lasting Lipstick serisinden 17 numaralı Rose Tea ruju tanıtacağım.
Öncelikle üzülerek belirtmek isterim ki bu renk şuanda Estee Lauder'ın Türkiye sitesinde bulunmuyor, limitli üretim veya üretimden kalkmış bir seri de olabilir ancak bazı ürünler dönem dönem satışa tekrar sunulduğu için denk gelirseniz hele de set içerisinde bulursanız denemenizi öneririm.
Ürünün şık ve dore bir ambalajı var. Bendeki tam boy bir ürün ancak serinin şuan satıştaki ambalajından farklı, ben bu ambalajı daha çok seviyorum.
Yumuşacık ve kremsi hatta o kadar yumuşak ki aşağıda göreceğiniz gibi bir kaç kullanımda vıcık bir hale getirmeyi başarmışım.
Shea yağı, kayısı çekirdeği ve balmumu ile zenginleştirilmiş, mat rujlar gibi kurutmuyor aksine ufak da olsa nemlendirici bir etkisi var.
Long lasting kavramı tartışılır, en kalıcı rujları bile bir iki saat içerisinde yiyerek imha etme huyum olduğu için saat başı tazelemeyi tercih ediyorum.
Kokusu biraz uyuz, öyle Mac rujlar gibi değil sanki fondoten gibi bir kokusu var ama çok ağır değil, fazla rahatsız etmiyor.
Yumuşacık olmasına rağmen dudak çizgilerine dolmuyor ki bu en sevdiğim özelliği oldu çünkü benim dudaklarım her mevsim kuru ve çatlamaya müsaittir.
Rengine gelince, günlük kullanıma çok uygun. Özellikle hafta sonları hafif makyajla veya toprak tonları makyaj yaptığım iş günlerinde severek kullanıyorum. Bende duruşu açık kahveyle soluk pembe arası. Dudak renginize göre nude bile olabilir.
İyi pazarlar.
Bugün yine Estee Lauder'ın 2015 yılbaşına özel olarak limitli sayıda satışa sunmuş olduğu Blockbuster Set içerisinden çıkan ve yine markanın bir çok ürünü gibi severek kullandığım Pure Color Long Lasting Lipstick serisinden 17 numaralı Rose Tea ruju tanıtacağım.
Öncelikle üzülerek belirtmek isterim ki bu renk şuanda Estee Lauder'ın Türkiye sitesinde bulunmuyor, limitli üretim veya üretimden kalkmış bir seri de olabilir ancak bazı ürünler dönem dönem satışa tekrar sunulduğu için denk gelirseniz hele de set içerisinde bulursanız denemenizi öneririm.
Ürünün şık ve dore bir ambalajı var. Bendeki tam boy bir ürün ancak serinin şuan satıştaki ambalajından farklı, ben bu ambalajı daha çok seviyorum.
Yumuşacık ve kremsi hatta o kadar yumuşak ki aşağıda göreceğiniz gibi bir kaç kullanımda vıcık bir hale getirmeyi başarmışım.
Shea yağı, kayısı çekirdeği ve balmumu ile zenginleştirilmiş, mat rujlar gibi kurutmuyor aksine ufak da olsa nemlendirici bir etkisi var.
Long lasting kavramı tartışılır, en kalıcı rujları bile bir iki saat içerisinde yiyerek imha etme huyum olduğu için saat başı tazelemeyi tercih ediyorum.
Kokusu biraz uyuz, öyle Mac rujlar gibi değil sanki fondoten gibi bir kokusu var ama çok ağır değil, fazla rahatsız etmiyor.
Yumuşacık olmasına rağmen dudak çizgilerine dolmuyor ki bu en sevdiğim özelliği oldu çünkü benim dudaklarım her mevsim kuru ve çatlamaya müsaittir.
Rengine gelince, günlük kullanıma çok uygun. Özellikle hafta sonları hafif makyajla veya toprak tonları makyaj yaptığım iş günlerinde severek kullanıyorum. Bende duruşu açık kahveyle soluk pembe arası. Dudak renginize göre nude bile olabilir.
Üstte flaşlı ve altta flaşsız olarak dudaktaki duruşunu görebilirsiniz. Görsel bana ait değil ancak bendeki duruşunu en yakın olduğu için seçtim. Kesinlikle günlük ancak sıradan olmayan bir ruj. Yapısına ve duruşuna hayranım, tek sıkıntım kısa sürede formunun bozulacağının sinyallerini şimdiden veriyor olması.
Denk gelirseniz ve siz de benim gibi ağırlıklı olarak doğal ve iddiasız rujları kullanıyorsanız kesinlikle öneririm, dört mevsim kullanılabilecek joker bir ton.
Ürün 3.8 gram ve serinin rujları tek alındığında 87 lira civarı.
Herkese şimdiden stressiz, mutlu ve güzel bir hafta diliyorum.
Sevgiler,
Pınar
19 Mart 2015 Perşembe
Estee Lauder Gentle Eye Makeup Remover Göz Makyajı Temizleyicisi
Merhaba,
Bugün Estee Lauder Gentle Eye Makeup Remover hakkındaki yorumlarımı paylaşmak istiyorum, umarım faydalı olur.
Ürünü özellikle satın almadığımı belirtmek isterim, yılbaşı için Modern Muse parfum ve yanında aldığım makyaj setinin içerisinde bulunuyordu. Açıkçası göz makyajı temizleyicisi konusunda çift fazlı Garnier'dan öteye geçemediğim için, bu temizleyiciyi set içerisinde görünce heyecanlanmıştım. Hatta elime ilk ulaştığında açıp kullanmaya kıyamadım :)
Şimdi Estee Lauder TR sitesinde yazılanları özetlemek gerekirse:
Hafif formülüyle göz makyajının kolaylıkla çıkarılmasına yardımcı olur.
Yağlı tortu bırakmaz-kullandıktan sonra hemen arkasından rahatlıkla
makyajınızı uygulayabilirsiniz.
Yağ içermeyen formülü sayesinde cilde zarar vermez.
Aslında yağ içermeyen formül hem merak hem de kuşku uyandırıyor çünkü su gibi temizleyiciler ten makyajında bile yetersiz kalırken göz makyajını nasıl temizleyecek diye düşünmeden edemiyor insan. Ama ya çıkartırsa ve hemen arkasından yeniden makyaj uygulayabileceksek?
Öyle bir dünya yok maalesef. Estee Lauder'ın su kıvamlı, bu güzel mavi şişeli göz makyajı temizleyicisi benim çift fazlı sevimli mor Garnier göz makyajı temizleyicimin eline su dökemez. Bir kere bastırmadan herhangi bir maskarayı bile çıkartamıyor, zaten ben suya dayanıklı maskara kullanan bir insan değilim ancak kullansam düşünemiyorum.
Zorlayınca çıkartıyor ancak yüzümü jelle yıkamama rağmen sabah uyandığımda yine hafif bir pandamsılıkla karşılaşabiliyorum.
Tek sevdiğim özelliği gözlerimi yakmaması ve tahriş etmemesi oldu, kontakt lens kullanmam sebebi ile bu konuya ekstra hassasiyet gösteriyorum ancak bu performansı klasik makyaj temizleme sularından da alabiliyorum. Kendi sitesinde şuan 100 ml 77 TL olan bir ürün için fiyat performans dengesinin kesinlikle olmadığını ve bu parayı ödeyerek alsaydım çok içime oturacağını kesinlikle söyleyebilirim.
Set içerisinden çıktığı için pişman değilim en azından deneyimlemiş oldum ve ürünü asla satın alma hatasına düşmeyeceğim çünkü gerçekten bu temizleyici göz makyajını temizleyemiyor. Yalnızca gözümü yakmıyor diye bir ürüne bu fiyatı vermek istemem.
Şuan için bitene kadar azimle kullanmaya çalışıyorum, en azından göz makyajını hafif tutuğum günlerde işimi bir nebze görüyor ancak bittikten sonra yine çift fazlı mor Garnier'den devam etmeyi düşünüyorum.
Göz makyajı temizliği için farklı önerileriniz varsa paylaşmanızdan memnun olurum.
Sevgiler,
Pınar
Bugün Estee Lauder Gentle Eye Makeup Remover hakkındaki yorumlarımı paylaşmak istiyorum, umarım faydalı olur.
Ürünü özellikle satın almadığımı belirtmek isterim, yılbaşı için Modern Muse parfum ve yanında aldığım makyaj setinin içerisinde bulunuyordu. Açıkçası göz makyajı temizleyicisi konusunda çift fazlı Garnier'dan öteye geçemediğim için, bu temizleyiciyi set içerisinde görünce heyecanlanmıştım. Hatta elime ilk ulaştığında açıp kullanmaya kıyamadım :)
Şimdi Estee Lauder TR sitesinde yazılanları özetlemek gerekirse:
Hafif formülüyle göz makyajının kolaylıkla çıkarılmasına yardımcı olur.
Yağlı tortu bırakmaz-kullandıktan sonra hemen arkasından rahatlıkla
makyajınızı uygulayabilirsiniz.
Yağ içermeyen formülü sayesinde cilde zarar vermez.
Aslında yağ içermeyen formül hem merak hem de kuşku uyandırıyor çünkü su gibi temizleyiciler ten makyajında bile yetersiz kalırken göz makyajını nasıl temizleyecek diye düşünmeden edemiyor insan. Ama ya çıkartırsa ve hemen arkasından yeniden makyaj uygulayabileceksek?
Öyle bir dünya yok maalesef. Estee Lauder'ın su kıvamlı, bu güzel mavi şişeli göz makyajı temizleyicisi benim çift fazlı sevimli mor Garnier göz makyajı temizleyicimin eline su dökemez. Bir kere bastırmadan herhangi bir maskarayı bile çıkartamıyor, zaten ben suya dayanıklı maskara kullanan bir insan değilim ancak kullansam düşünemiyorum.
Zorlayınca çıkartıyor ancak yüzümü jelle yıkamama rağmen sabah uyandığımda yine hafif bir pandamsılıkla karşılaşabiliyorum.
Tek sevdiğim özelliği gözlerimi yakmaması ve tahriş etmemesi oldu, kontakt lens kullanmam sebebi ile bu konuya ekstra hassasiyet gösteriyorum ancak bu performansı klasik makyaj temizleme sularından da alabiliyorum. Kendi sitesinde şuan 100 ml 77 TL olan bir ürün için fiyat performans dengesinin kesinlikle olmadığını ve bu parayı ödeyerek alsaydım çok içime oturacağını kesinlikle söyleyebilirim.
Set içerisinden çıktığı için pişman değilim en azından deneyimlemiş oldum ve ürünü asla satın alma hatasına düşmeyeceğim çünkü gerçekten bu temizleyici göz makyajını temizleyemiyor. Yalnızca gözümü yakmıyor diye bir ürüne bu fiyatı vermek istemem.
Şuan için bitene kadar azimle kullanmaya çalışıyorum, en azından göz makyajını hafif tutuğum günlerde işimi bir nebze görüyor ancak bittikten sonra yine çift fazlı mor Garnier'den devam etmeyi düşünüyorum.
Göz makyajı temizliği için farklı önerileriniz varsa paylaşmanızdan memnun olurum.
Sevgiler,
Pınar
KEDİ OLMUŞ GİDİYORUZ / KEDİLERLE YAŞAM
Merhaba,
Uzun süredir yazmak istediğim bir konu; kedilerle yaşamak... Sıcak bir ev, ortada bir yumak, yalnız uyumamak. Evet bu dışarıdan görünen sevimli tablo ancak bu kadar kolay değil, hayvan sahipleri bilir bir canın sorumluluğunu üstlenmek için bazen bir çok şeyden vazgeçmek zorunda kalabiliyoruz; bir can sahiplenirken lütfen bunları göz ardı etmeyin.
Gelelim bizim iki tosuna :)
Beyaz olan oğlumuz Osman. Kız kardeşim Osman'ı anneme arkadaşlık etmesi için 7 yıl evvel kapıp eve getirmiş. Gri olan ise benim üniversitedeyken tanıştığım ve 6 yıldır en yakın arkadaşım olan kızım Paris Pakize, 4 yıl önce okulu bitirmem ve ailemin yanına dönmemle evde iki kedimiz oldu.
Bebeklerimizin her ikisi de kısırlaştırıldı. Kısırlaştırma süreci benim açımdan kabus gibi geçti. Paris'i kısırlaştırmamak için tam 2 sene savaş verdim ancak ev ortamında maalesef buna mecbursunuz. Yaptıklarını sayfalarca yazsam anlatamam, aylarca içli içli ağlamaları uyutmamaları mı dersiniz, çiftleştirmek için getirdiğim arkadaşımın Siyam kedisini eşek sudan gelinceye kadar dövmesi mi yoksa aşık olduğu kör kediyi görmek için narkozlu haliyle cama koşması mı...
Zor bir karardı ama şuan çok mutluyuz, veteriner hekimler de sağlık açısında kısırlaştırılmalarını öneriyorlar ancak dişi kedilerin ameliyat süreci çok zorlu, iyi bir hekim ve hijyen koşullarına dikkat etmelisiniz.
Eğer sürekli seyahat ediyorsanız sahiplenmeden önce bir kez daha düşünün, ben il dışında okuduğum için kızımı sürekli taşımak zorunda kaldım ve seyahat firmaları sanki eşyaymışlarcasına ancak bagajda taşınmalarına izin verdikleri için elimde kafesi ağlaya ağlaya gidip geldim; uzun yolda sakinleştirici ile uyutabilirsiniz ancak ilaç verip uyutmaya da gönlüm el vermedi.
Gelelim diğer bir konuya; beslenme çok önemli. Ben kedimi bebekliğinden beri kuru mamayla besliyorum. Arada arsızlığından dolayı kahvaltıda peynir, zeytin, salam verdiğim oluyor ancak kuru mama her zaman temel besini. Annem Osman'ı ilk tavukla beslemeye başladı, tavuk maalesef yetersiz ve sağlıksız bir besin kaynağı. Özellikle tüyleri inanılmaz döküyor bu nedenle Osman'ı da kuru mamaya alıştırdık ancak hala tavuktan vazgeçemiyor.
Kuru mama konusunda uzun süredir profesyonel ve güvendiğim markalar tercih ediyorum.Mama ve kumlarımızı genelde www.petburada.com sitesinden temin ediyoruz, hem güvenilir ve hızlı alışveriş imkanı sunuyor hem de taşıma derdi yok. Royal Canin, IAMS , Hills, ND marka mamaları denedik ancak kedilerimiz tercihlerini Proplan'dan yana kullandıkları için değiştirmeyi düşünmüyorum. Evet market mamalarına göre çok masraflı ancak imkanınız varsa lütfen veteriner mamalarını tercih edin, kemer sıkacaksanız bunu kendi harcamalarınızdan yapın çünkü onların ağzı dili yok; dertlerini bizimle paylaşamıyorlar. Ayrıca onlar kedi, her zaman onların canını istediği olmalı biliyorsunuz :)
Önemli bir konu da uzun ve sağlıklı bir ömürleri olması için iç ve dış parazitlerini ve aşılarını ihmal etmemek.
Tüm bunları göze alıyorsanız ve kedi ile yaşayabileceğinize gönülden inanıyorsanız size önerim evinizde, çantanızda, arabanızda ve iş yeri çekmecenizde mutlaka bir tüy toplama rulosu bulundurmanız olacak :)
Ben genelde koyu renk giyindiğim için hayattaki en büyük yardımcılarımdan birisi de bu ürün :) Açıkçası kedilerimle o kadar mutluyum ki, gece bebeğimle uyumak o kadar huzur verici ki tüy toplamak umrumda bile değil :)
Herkese kedi olup gideceği ve sevimli dostları ile musmutlu bir hayat diliyoruz.
Sevgilerimizle,
Pınar
Uzun süredir yazmak istediğim bir konu; kedilerle yaşamak... Sıcak bir ev, ortada bir yumak, yalnız uyumamak. Evet bu dışarıdan görünen sevimli tablo ancak bu kadar kolay değil, hayvan sahipleri bilir bir canın sorumluluğunu üstlenmek için bazen bir çok şeyden vazgeçmek zorunda kalabiliyoruz; bir can sahiplenirken lütfen bunları göz ardı etmeyin.
Gelelim bizim iki tosuna :)
Beyaz olan oğlumuz Osman. Kız kardeşim Osman'ı anneme arkadaşlık etmesi için 7 yıl evvel kapıp eve getirmiş. Gri olan ise benim üniversitedeyken tanıştığım ve 6 yıldır en yakın arkadaşım olan kızım Paris Pakize, 4 yıl önce okulu bitirmem ve ailemin yanına dönmemle evde iki kedimiz oldu.
Bebeklerimizin her ikisi de kısırlaştırıldı. Kısırlaştırma süreci benim açımdan kabus gibi geçti. Paris'i kısırlaştırmamak için tam 2 sene savaş verdim ancak ev ortamında maalesef buna mecbursunuz. Yaptıklarını sayfalarca yazsam anlatamam, aylarca içli içli ağlamaları uyutmamaları mı dersiniz, çiftleştirmek için getirdiğim arkadaşımın Siyam kedisini eşek sudan gelinceye kadar dövmesi mi yoksa aşık olduğu kör kediyi görmek için narkozlu haliyle cama koşması mı...
Zor bir karardı ama şuan çok mutluyuz, veteriner hekimler de sağlık açısında kısırlaştırılmalarını öneriyorlar ancak dişi kedilerin ameliyat süreci çok zorlu, iyi bir hekim ve hijyen koşullarına dikkat etmelisiniz.
Eğer sürekli seyahat ediyorsanız sahiplenmeden önce bir kez daha düşünün, ben il dışında okuduğum için kızımı sürekli taşımak zorunda kaldım ve seyahat firmaları sanki eşyaymışlarcasına ancak bagajda taşınmalarına izin verdikleri için elimde kafesi ağlaya ağlaya gidip geldim; uzun yolda sakinleştirici ile uyutabilirsiniz ancak ilaç verip uyutmaya da gönlüm el vermedi.
Gelelim diğer bir konuya; beslenme çok önemli. Ben kedimi bebekliğinden beri kuru mamayla besliyorum. Arada arsızlığından dolayı kahvaltıda peynir, zeytin, salam verdiğim oluyor ancak kuru mama her zaman temel besini. Annem Osman'ı ilk tavukla beslemeye başladı, tavuk maalesef yetersiz ve sağlıksız bir besin kaynağı. Özellikle tüyleri inanılmaz döküyor bu nedenle Osman'ı da kuru mamaya alıştırdık ancak hala tavuktan vazgeçemiyor.
Kuru mama konusunda uzun süredir profesyonel ve güvendiğim markalar tercih ediyorum.Mama ve kumlarımızı genelde www.petburada.com sitesinden temin ediyoruz, hem güvenilir ve hızlı alışveriş imkanı sunuyor hem de taşıma derdi yok. Royal Canin, IAMS , Hills, ND marka mamaları denedik ancak kedilerimiz tercihlerini Proplan'dan yana kullandıkları için değiştirmeyi düşünmüyorum. Evet market mamalarına göre çok masraflı ancak imkanınız varsa lütfen veteriner mamalarını tercih edin, kemer sıkacaksanız bunu kendi harcamalarınızdan yapın çünkü onların ağzı dili yok; dertlerini bizimle paylaşamıyorlar. Ayrıca onlar kedi, her zaman onların canını istediği olmalı biliyorsunuz :)
Önemli bir konu da uzun ve sağlıklı bir ömürleri olması için iç ve dış parazitlerini ve aşılarını ihmal etmemek.
Tüm bunları göze alıyorsanız ve kedi ile yaşayabileceğinize gönülden inanıyorsanız size önerim evinizde, çantanızda, arabanızda ve iş yeri çekmecenizde mutlaka bir tüy toplama rulosu bulundurmanız olacak :)
Ben genelde koyu renk giyindiğim için hayattaki en büyük yardımcılarımdan birisi de bu ürün :) Açıkçası kedilerimle o kadar mutluyum ki, gece bebeğimle uyumak o kadar huzur verici ki tüy toplamak umrumda bile değil :)
Herkese kedi olup gideceği ve sevimli dostları ile musmutlu bir hayat diliyoruz.
Sevgilerimizle,
Pınar
15 Mart 2015 Pazar
Karma ve Yağlı Ciltler için Fondöten Seçimi / Clinique & Mac & Estee Lauder & Missha & Garnier İnceleme Yazısı
Merhaba,
Açıkçası uzun zamandır yazı yayınlamıyorum. Bunun bir çok sebebi var; iş güç, mevsimsel halsizlik ve bazı kişisel sıkıntılarım.
Bu nedenle en sevdiklerim olan fondotenlerim konusunu ele alarak biraz kafamı dağıtmak ve benimle benzer cilt tipine sahip arkadaşlara yardımcı olmak istedim.
Cildim bazen yağlı çoğu zaman ise yağlıya dönük karma. Yediklerimiz, içtiklerimiz, çevresel faktörler, mevsimsel sebepler, yaşadığımız iklim, stres ve hormonal faktörler cildimizi etkileyen unsurlardan yalnızca bir kaçı.
Benim cildim ergenlikten beri sivilceye ve yağlanmaya yatkın, yer yer geniş gözenekli ve kızarıklık sorunu olan bir cilt. Maalesef ki bunları kontrol altına alabilsek de tamamen ortadan kaldırabilmemiz mümkün değil. Doğru ürün ve hijyen konularına ekstra önem vermek zorundayım. 29 yaşındayım, stresli bir işim, bazı sağlık problemlerim ve buna bağlı cildimi de etkileyen ilaç kullanımlarım var ancak bu sağlıklı ve ferah bir cilde sahip olamayacağım anlamına gelmiyor.
Son bir buçuk yıldır kullandığım ürünleri toplu olarak paylaşmak isterim:
Sol baştan başlayalım;
Mac Pro Longwear Spf 10 Foundation (NC35) : Bu ürünü 1.5 yıl kadar önce Mac Türkiye online alışveriş sitesinin açılması zamanı almıştım, epey de kullandım. Ilk zamanlar cildimde biraz akneye sebep olmuştu, sonra o dönem kullandığım cilt temizleme ürününü de değiştirince cildime adapte oldu. Tonu benim için uygun, beyaz tenli değilim esmer de değilim, buğdaydan da yarım tık koyuyum :) Ancak çok sarı, yani diğer Mac fondotenlerin NC 35 tonlarıyla kıyaslayınca da çok sarı!
Ben her fondotenin üzerine ince bir kat transparan pudra geçerim, pek bir yağlandırma yapmadı ancak pudrasız duruşunu bilemiyorum. Kapatıcılığı güzel ancak kokusu ağır. RT fondoten fırçaları veya Sigma F80 ile uyguluyorum.
Pompalı satılması da bir avantaj ama favorim diyemem, bitince almam gibi geliyor.
Clinique Anti-blemish Solutions Foundation (03 Fresh Neutral) : Evet, bu fondotenimi çok severek kullanıyorum. Hatta markanın bir çok ürününü severek kullandığımı söyleyebilirim. Tonu çok güzel, yapısı vıcık vıcık değil.
Sarı değil aksine hafif pembemsi, cildime tam uyuyor ama yazın bir koyusuna ihtiyaç duyabilirim.
Parlama yapmıyor, fiyatı uygun, kapatıcılığı güzel, kokmuyor. RT expert face brush ile uyguluyorum. Fotoğraftaki ürünler arasında en sevdiğim ikinci ürün.
Estee Lauder Double Wear Spf 10 (3W1 Tawny) : Maalesef fotoğrafı çekerken sıralama yapmadım, yoksa bu fondoteni en sona saklardım. Bu lafı sevmiyorum ama gerçekten hayatımın fondoteni. Mat ve sağlıklı duruşu, rengi, yoğun ancak çabuk dağıtabildiğim kıvamı, şık şişesi. Bayılıyorum bu fondotene. Pompasız oluşu umrumda değil :) Elime veya fırçamın ucuna aldığım azıcık ürünle harikalar yaratabiliyorum. Kesinlikle Sigma F80 tarzı fırçalarla uygulanmasını öneriyorum, emektar topik kafalı RT expert ile uyguladığımda çok kötü oluyor.
Asla parlamayan, çıkmayan, oraya buraya bulaşmayan iş ve özel gün makyajlarımın vazgeçilmezi. Fiyatı biraz pahallı ancak değer, bittikçe alırım. 25 yaş üzeri tüm karma ve yağlı ciltli arkadaşlarıma tavsiye ederim ancak daha genç ciltler için ağır gelebileceğini düşünüyorum.
Mac Studio Fix Fluid Spf 15 (NC 35) : Bu ürünü de aynı numaradaki Pro Longwear'dan daha notr bir tona sahip oluşu ve kalıcığı sebebi ile seviyorum. Tonu bariz daha açık, kıvamı yoğun ve kapatıcılığı yüksek bir ürün, bende sivilce yapmadı ancak yer yer parlama yapabiliyor, transparan pudra ile öneririm. Rt ve Sigma fırçalarla kullanılabilir. Gönül listemde şimdilik üçüncü sırada :)
Clinique Stay Matte (09 Neutral) : İşte niye aldığımı bilmediğim bir ürün, kıvamı çok hafif ve BB kremden farksız. Kalıcılığı vasat, ancak kalın bir pudra ile kapatıcı olabiliyor, fiyatı performansına göre çok yüksek. Belki yaz ayları için uygun olabilir ama yine de önermiyorum. Ben bitsin diye hafta sonu makyajlarımda kullanıyorum.
Missha Perfect Cover BB Krem (No.27) : Kullandığım en iyi BB krem zaten çok da BB krem insanı değilim. Kokusuna bayılıyorum ama koku hassasiyeti olanlar sevmeyebilir.
Bir kaç saate kadar transparan pudra ile kurtarabilirsiniz fakat sonra parlama yapıyor.
Cildimin hassas ve gergin olduğu dönemlerde kurtarıcım, sürekli kullanımda ihtiyacımı karşılamıyor. 27 numarası çok güzel, sanıldığı kadar koyu değil.
Bozulmadan bitirmem çok zor ancak biterse ufak boyunu tekrar alabilirim. Ideal kullanım yönetimi parmaklarımız :)
Garnier BB Krem (Yağlı ve karma ciltler için / Medium) : Yine hafta sonu makyajlarım veya kapatıcılığı pudra ile sağlamak istediğimde kullandığım bir ürün. Daha önce pudra insanı iken iki tüp bitirdim ancak şuan fondoten ile kapatıcılık sağlamak ve pudra görünümünü tercih etmediğimden bir daha satın almayacağım. Parmaklar veya sünger yardımı ile uygulama tavsiye ederim.
Mac Studio Fix Powder Foundation (NC35) : Güzel ve kapatıcılığı yüksek bir ürün. Herhangi bir kabuki fırça ile uygulayabilirsiniz. Yarattığı gergin hissi sevmediğimden altına ince bir kat renkli nemlendirici veya BB krem ile tercih ediyorum. Pudra fondoten kapatıcılığını seven yağlı ciltli herkese önerebilirim.
Yukarıda bahsettiğim ürünler son 1.5-2 senedir severek veya sırf bitsin diye kullandıklarım. Bir de kullanamayıp hediye ettiklerim veya direkt çöpü boylayanlar var ki onlara hiç değinmiyorum.
Benim en sevdiğim grup ten grubu olduğu için fondoten yazımı büyük bir zevkle yazdım, umarım keyifle okur ve kendiniz için faydalı bir şeyler bulabilirsiniz.
Sevgiler,
Pınar
Açıkçası uzun zamandır yazı yayınlamıyorum. Bunun bir çok sebebi var; iş güç, mevsimsel halsizlik ve bazı kişisel sıkıntılarım.
Bu nedenle en sevdiklerim olan fondotenlerim konusunu ele alarak biraz kafamı dağıtmak ve benimle benzer cilt tipine sahip arkadaşlara yardımcı olmak istedim.
Cildim bazen yağlı çoğu zaman ise yağlıya dönük karma. Yediklerimiz, içtiklerimiz, çevresel faktörler, mevsimsel sebepler, yaşadığımız iklim, stres ve hormonal faktörler cildimizi etkileyen unsurlardan yalnızca bir kaçı.
Benim cildim ergenlikten beri sivilceye ve yağlanmaya yatkın, yer yer geniş gözenekli ve kızarıklık sorunu olan bir cilt. Maalesef ki bunları kontrol altına alabilsek de tamamen ortadan kaldırabilmemiz mümkün değil. Doğru ürün ve hijyen konularına ekstra önem vermek zorundayım. 29 yaşındayım, stresli bir işim, bazı sağlık problemlerim ve buna bağlı cildimi de etkileyen ilaç kullanımlarım var ancak bu sağlıklı ve ferah bir cilde sahip olamayacağım anlamına gelmiyor.
Son bir buçuk yıldır kullandığım ürünleri toplu olarak paylaşmak isterim:
Mac Pro Longwear Spf 10 Foundation (NC35) : Bu ürünü 1.5 yıl kadar önce Mac Türkiye online alışveriş sitesinin açılması zamanı almıştım, epey de kullandım. Ilk zamanlar cildimde biraz akneye sebep olmuştu, sonra o dönem kullandığım cilt temizleme ürününü de değiştirince cildime adapte oldu. Tonu benim için uygun, beyaz tenli değilim esmer de değilim, buğdaydan da yarım tık koyuyum :) Ancak çok sarı, yani diğer Mac fondotenlerin NC 35 tonlarıyla kıyaslayınca da çok sarı!
Ben her fondotenin üzerine ince bir kat transparan pudra geçerim, pek bir yağlandırma yapmadı ancak pudrasız duruşunu bilemiyorum. Kapatıcılığı güzel ancak kokusu ağır. RT fondoten fırçaları veya Sigma F80 ile uyguluyorum.
Pompalı satılması da bir avantaj ama favorim diyemem, bitince almam gibi geliyor.
Clinique Anti-blemish Solutions Foundation (03 Fresh Neutral) : Evet, bu fondotenimi çok severek kullanıyorum. Hatta markanın bir çok ürününü severek kullandığımı söyleyebilirim. Tonu çok güzel, yapısı vıcık vıcık değil.
Sarı değil aksine hafif pembemsi, cildime tam uyuyor ama yazın bir koyusuna ihtiyaç duyabilirim.
Parlama yapmıyor, fiyatı uygun, kapatıcılığı güzel, kokmuyor. RT expert face brush ile uyguluyorum. Fotoğraftaki ürünler arasında en sevdiğim ikinci ürün.
Estee Lauder Double Wear Spf 10 (3W1 Tawny) : Maalesef fotoğrafı çekerken sıralama yapmadım, yoksa bu fondoteni en sona saklardım. Bu lafı sevmiyorum ama gerçekten hayatımın fondoteni. Mat ve sağlıklı duruşu, rengi, yoğun ancak çabuk dağıtabildiğim kıvamı, şık şişesi. Bayılıyorum bu fondotene. Pompasız oluşu umrumda değil :) Elime veya fırçamın ucuna aldığım azıcık ürünle harikalar yaratabiliyorum. Kesinlikle Sigma F80 tarzı fırçalarla uygulanmasını öneriyorum, emektar topik kafalı RT expert ile uyguladığımda çok kötü oluyor.
Asla parlamayan, çıkmayan, oraya buraya bulaşmayan iş ve özel gün makyajlarımın vazgeçilmezi. Fiyatı biraz pahallı ancak değer, bittikçe alırım. 25 yaş üzeri tüm karma ve yağlı ciltli arkadaşlarıma tavsiye ederim ancak daha genç ciltler için ağır gelebileceğini düşünüyorum.
Mac Studio Fix Fluid Spf 15 (NC 35) : Bu ürünü de aynı numaradaki Pro Longwear'dan daha notr bir tona sahip oluşu ve kalıcığı sebebi ile seviyorum. Tonu bariz daha açık, kıvamı yoğun ve kapatıcılığı yüksek bir ürün, bende sivilce yapmadı ancak yer yer parlama yapabiliyor, transparan pudra ile öneririm. Rt ve Sigma fırçalarla kullanılabilir. Gönül listemde şimdilik üçüncü sırada :)
Clinique Stay Matte (09 Neutral) : İşte niye aldığımı bilmediğim bir ürün, kıvamı çok hafif ve BB kremden farksız. Kalıcılığı vasat, ancak kalın bir pudra ile kapatıcı olabiliyor, fiyatı performansına göre çok yüksek. Belki yaz ayları için uygun olabilir ama yine de önermiyorum. Ben bitsin diye hafta sonu makyajlarımda kullanıyorum.
Missha Perfect Cover BB Krem (No.27) : Kullandığım en iyi BB krem zaten çok da BB krem insanı değilim. Kokusuna bayılıyorum ama koku hassasiyeti olanlar sevmeyebilir.
Bir kaç saate kadar transparan pudra ile kurtarabilirsiniz fakat sonra parlama yapıyor.
Cildimin hassas ve gergin olduğu dönemlerde kurtarıcım, sürekli kullanımda ihtiyacımı karşılamıyor. 27 numarası çok güzel, sanıldığı kadar koyu değil.
Bozulmadan bitirmem çok zor ancak biterse ufak boyunu tekrar alabilirim. Ideal kullanım yönetimi parmaklarımız :)
Garnier BB Krem (Yağlı ve karma ciltler için / Medium) : Yine hafta sonu makyajlarım veya kapatıcılığı pudra ile sağlamak istediğimde kullandığım bir ürün. Daha önce pudra insanı iken iki tüp bitirdim ancak şuan fondoten ile kapatıcılık sağlamak ve pudra görünümünü tercih etmediğimden bir daha satın almayacağım. Parmaklar veya sünger yardımı ile uygulama tavsiye ederim.
Mac Studio Fix Powder Foundation (NC35) : Güzel ve kapatıcılığı yüksek bir ürün. Herhangi bir kabuki fırça ile uygulayabilirsiniz. Yarattığı gergin hissi sevmediğimden altına ince bir kat renkli nemlendirici veya BB krem ile tercih ediyorum. Pudra fondoten kapatıcılığını seven yağlı ciltli herkese önerebilirim.
Yukarıda bahsettiğim ürünler son 1.5-2 senedir severek veya sırf bitsin diye kullandıklarım. Bir de kullanamayıp hediye ettiklerim veya direkt çöpü boylayanlar var ki onlara hiç değinmiyorum.
Benim en sevdiğim grup ten grubu olduğu için fondoten yazımı büyük bir zevkle yazdım, umarım keyifle okur ve kendiniz için faydalı bir şeyler bulabilirsiniz.
Sevgiler,
Pınar
1 Mart 2015 Pazar
MAKE UP FOREVER HD HIGH DEFINITION BLUSH / SECOND SKIN CREAM BLUSH 310 ROSEWOOD
Merhaba,
Bugün sizlere yeni almış olduğum ancak aldığım günden beri severek kullandığım Make Up Forever krem allıktan bahsedeceğim.
Ürünü Makyajtrendi.com sevgililer günü indiriminden almıştım.
Krem allıkların zaten yağlıya dönük karma olan cildimi daha da yağlandıracağı yönündeki endişelerimi bu ürünle yenmiş bulunuyorum.
Yumuşacık, asla yapış yapış değil ve hemen sabitleniyor.
Kalıcılığı mükemmel, Chanel krem allığım da var ancak kalıcılık konusunda MUFE'nin Chanel'den aşağı kalır yanı yok.
Bendeki renk 310 Rosewood olarak geçiyor, gerçekten çok canlı bir gül kurusu tonunda, benim NC30-35 buğday ten rengime çok gittiğini düşünüyorum ancak beyaz tenli veya daha esmerlerde de kusursuz duracağından eminim.
Ürün 2.8 gram, oldukça minyon bir allık :) Bu da benim için bir artı çünkü elimde çok ten ürünü var ve kullanım süreleri içerisinde bitirebilmem mümkün değil.
Allığı aldığım gün boyutunu arkadaşıma göstermek için o an makyaj çantamda bulunan Mac Style allığımla yan yana koyarak aşağıdaki fotoğrafı çekmiştim, siz de buradan ürünün gramajını anlayabilirsiniz.
Bu güzel krem allığı indirimden 60 küsür liraya satın almıştım, asla pişman olmadığım ve Real Techniques Stippling Brush fırçam ile mükemmel ikili olarak sık sık kullandığım bir ürün oldu. Siz de benim gibi yağlı bir cilde sahipseniz ve krem allıklar sizi korkutuyorsa mutlaka bir şans vermenizi tavsiye ediyorum.
Sevgiler,
Pınar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)